Bugün biraz dertleşelim,biraz daha farklı konulardan konuşalım istedim.Çünkü benim modum an itibariyle böyle.Giriş biraz korkunç oldu sanki,mühim meselelerden bahsedecekmişim gibi ama hiçte öyle değil aslında.Güzel şeyler var içimde,aklımda sizlerle paylaşmak istediğim.Öncelikle kısaca bir şeylerden bahsetmek istiyorum sizlere,hepimizin hayatında 'bugün şans benimle' , 'bugün çok şanssızım' , 'bugün işler hiç yolunda gitmiyor', 'bugün çok güzel bir gün' diye içimizden geçirip bunlarla paralel o günü iyi veya kötü kılan şeyler yaşıyor.Bunlar kimi zaman gerçekten kötü veya iyi anlar oluyor.Kimi zamanda psikolojimizin baskısıyla ya daha da kötü düşünmemize ya da daha belkide gereğinden fazla sevinip etrafa sırıtışlar saçmamıza neden olabilir.İkinci durum daha kabul görülesidir benim için tabi ki.Oda kişisinden kişisine değişir o ayrı :)
Alarm çalıpta gözlerimi açamayışım,kafamın bana totaldaki kilomdan daha ağır geliyor oluşu ve gözlerim kapalı banyoya girişim bugünün gerçekten de benim için korkunç geçeceğini düşündürdü.Of ben ne giyeceğim,zaten hava buz gibi,saçım yine yağlanmış gibi durumlarla aynanın karşısında kendimle kavga etmekle geçti evden çıkana kadar ki zaman.Evden çıktım bir de ne olsun her yer bembeyaz...Al işte kar yağıyor ! Şuna bak yerler ıpıslak,kafam üşüyecek,geri dönüp şemsiye hiiçç kusura bakma Elif alamam ! Neyse yürüyorum dolmuşa doğru.Gittim en arkaya oturdum.Üzerimde hiçbir giydiğim parça kendimi iyi hissettiremez beni.eşofman altı,sweat ve bot üçlemesiyle oldukça uyuyorum zaten.Dolmuştaki herkes sanki benim tüm sinir sistemi altüst etmek için bu dünyaya gelmiş birer ajan,hatta uzaylı.Herkesten nefret ediyorum an itibariyle.Aldım telefonu girdim Twitter'a.Twitter'da sıkıcı.Sabahın bu kör saatinde zaten ne kadar eğlenceli olmasını bekleyebilirdim ki.Bir de yanımdaki çocuğun zırt pırt ev telefonu sesi gibi çalan cep telefonu da eklenince,intihar senaryolarına doğru sürüklenmeye başladı psikolojim.Şaka yapıyorum tabi kii :)Şuan gülüyorum çünkü anlatmaya biraz daha devam edeceğim sabahımın tüm olumsuzlukları beni güzel bir şeyi farketmeye itti...
İndim dolmuştan yürüyorum okula doğru.Uğradım yiyecek bir şeyler aldım,derste birde açlıktan mide spazmına katlanamazdım.Ders 4.katta ve ben dizleri hasta bir kızım ! Elimde defter,poğaça,su şişesi; kolumda çanta,ayaklarımda yüz kilo olan botlarım birde üzerine elimde ki çıkarmadığım eldivenlerle elimdekileri tutamama senfonisi yaşadığım anlar eklenince.Yalan yok 4.kata geldiğimde hakikaten içimden evrendeki herkese küfrediyordum.Benim günüm kötü ya kendimi öyle modladım ya gerizekalı gibi kendimi o moddan çıkaramadım ya bana normal olan her şey bile ters,saçma,manasız lüzumsuz..Her neyse sınıfa girdim süper önde yer var dur bakalım şans dönüyor sanırım ha Elif? İnek bir öğrenci değilim ama öyle lanet bir ders ki bu dersi önde dinlemeyen kalıyor.Hakikaten öyle.Oturdum en öne elimdekileri koydum sıraya gittim montumu astım.Biraz daha sakinleşmiş bir nebze daha ısınmış ve biraz daha yer bulmanın da etkisiyle kendimi iyi hissediyordum.Ta ki içeri dersin hocası yerine asistan girene kadar...Evet bu ne anlama geliyordu? Bugün çokta önemli bir ders işlenmeyecek...!Eveet harika :) Ben onca uykusuzlukla verdiğim savaşı,bütün onca saçma mod düşüklüklerini vs boşuna yaşamıştım.Aslında sıcacık yatağımdan hiç çıkmasam belki de hiç böyle hissetmeyecek öğlene doğru uyanacak,duşumu alacak,leziz bir kahvaltı yapıp günüme mutlu mesut devam edecektim.Neyse ders başladı...Ve ders tahmin ettiğim gibi oldukça önemsiz konular dizisiyle geçti ve erkenden bitti.Buda bir şeydir dedim içimden.Hocanın yanına bir şey sormak için gittim ki aklıma geçen hafta bakamadığım sınav kağıdıma bakmak geldi.Neyse normalde ben geçen hafta gösterdim deyip kabul etmemesi gerekirken tam tersi oldu ve hadi gelin bakın şimdi dedi.Çok ilginç değil mi ? Hatta harika :) Sanırım işler giriyor yoluna ve bugünüm başlamadan bitmedi daha yani...Gittik yanına önce iki kişi girdi arkasından diğer iki kişi ve o iki kişiden biri ben...Beklediğimden düşük aldığım bir sınavdı ama bilinir hocanın notu kıttır.Lisede öyle derdikte şuan lisedekilere kurban olabilirim.Gerçekten de hocanın notu kıt.Doğru soruya da puan vermemiş :) baktık ve notum 10 puan yükseldi :) Oldumu 70 :) Ooh keyfime diyecek yok an itibariyle ! :) Her neyse ev arkadaşımında yükseldi puanı.E süper ! Haydi artık eve gitme zamanı...
Çıktım dışarı, o sabah ki yağan kar daha da artmış oldukça şiddetli yağıyor.Ama sabah ki duygularımı veriyor bana ? Asla ! Bu sefer bana sanki her tane de şansımı,giden enerjimi,mutluluğumu,günümü geri getiriyor.Hem de tüm hızıyla :) Bu sefer beni o kar hiçte üşütmedi.Hatta itiraf etmeliyim ki dilimi çıkarıp tadına bile baktım :))) Sanki baharın o tatlı esintisi yüzümde...Yürüyorum.Bankamatiğe uğradım babamdan hala para gelmemiş.Umrumda mı ? Asla değil.Elbet yatıracaktır.Durakta dolmuş olsun olmasın hiç önemli değil,bu karda bekleyebilirim.Bindiğimde yer olmayabilir.E olmasın ne olacak ki :) Durağa vardığımda dolmuş bekliyordu ve de şans karlarımın benim için ayırdığı bir tanecik yer vardı :)Gittim hemen oturdum paramı çıkarttım ve uzattım şoföre.Ben oturdum o da dolmuşu çalıştırdı :) Sanki karlar ona bekle Elif gelecek demişti :) İndim,bakkala uğradım.Genelde ekmek nadir olan bakkal da ekmeler diziliydi :) Aldım hemen iki tane.Elle değil gözle seçme ilkesine uyarak :) Ve geldim evime.İçeri girdiğimde kapının yanındaki aynada yüzümde fark etmediğim bir tebessümün oluşmuş olduğunu fark ettim.:) Bir anda gülmeye falan başladım ... :) Ve bu günün benim için çok güzel bir gün olduğuna fazlasıyla inandım.:)
Yani demem odur ki , kimi zaman hiç farkına varmadan yaptığımız en büyük ve kendimize en çok zarar verdiğimiz durumlardan biri budur işte.Her şeyin en olumsuz en kötü tarafını yakalayıp kendimize çekmek ve tüm negatiflikleri de beraberinde üstümüze almak.Aldıktan sonra olan normal durumlar bile bize olduğundan zor,katlanılmaz,içinden çıkılmaz bir hale sürükler.Bir de bakmışız,günümüz,hayatımız,en güzel anlarımız yerini berbat,hatırlanmak istenmeyen anlara bırakmış.Bu sizinle paylaştığım çok basit bir örnekti.Ama hayatımızın çoğu gerçekten böyle geçiyor.Bakmayın böyle konuştuğuma benim adım 'olumsuz keçi ' annem beni hep öyle çağırır.:) Ama bugün hayatım da ilk defa bunun farkına vardım sadece iyi düşünmeye çalışıp evet çok klişedir ama dolu taraftan bakmaya çalışmak.Nefret ederek evden çıkmama neden olan kar benim bugünkü şansım oldu.Kim bilebilir ki anlık yaşadığınız size olumsuz gibi gelen durumlar belki de gerçekten tam da lehimize şeyler ve biz çok üzgünüm ama bunu çok nadir fark edip görebiliyoruz...Ve demem odur ki canlar , hayatımızda çok mutlu olmakta,çok üzülmekte,çok acı çekmekte (ölüm vs gibi durumları bir kenara koyarak konuşuyorum) bizim kendimizin elinde...Lütfen biraz anın farkına varıp olumlu olmaya dolu taraftan bakmaya çalışalım...:)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder